CİNSELLİK TABULARIMIZ MI? ÖNYARGILARIMIZ MI?

Cinsellik, toplumda bilinen haliyle ayıp, yasak, günah ve suçtur. Diğer bir deyişle Freud’a göre,  bizim ‘ıd’ imiz yani ilkel yönümüzdür.  Cinsellik aslında insan tarihiyle birlikte başlayan ve kendimiz de mabet olarak düşüncelerimizi kısırlaştıran dönemdir. Tarihi oldukça eskiye dayanmaktır ancak gündeme gelmesi ve eğitim verilmesi 20.yy da başlanılmıştır. Hâlbuki cinsel eğitim bireysel ve toplumsal olarak oldukça yararı olup, özellikle ülkemizde cinsel eğitimin önemli bir yeri olduğu gözlemlen ilebilmektedir.  Bu durum evliliğe taşındığında ise rolü oldukça önemli olduğu ve eşler arası gizlenilen ama en sık problem yaşanılan bir durumdur. 

Evlilikte Ki Cinselliğe Bakış Açısı Nedir?

Evliliğe bakan yönüyle cinsellik, toplumlarda kutsanmıșlığın, arınmıșlığın, bolluk ve bereketin simgesi olarak ifade edilirken, kurallar, mitler, tabular ve yasaklarla sınırları belirlenmiștir. Bu kuralların dıșında yașanan cinsellik, toplum bütünlüğünü tehdit eden bir tehlike, düzen bozucu bir baș kaldırı, kutsanmıș olana saldırı olarak algılanmıștır. Cinsellik, tabuların, olumsuz düșünce ve inanıșların büyütecinde korku dolu bir çatıșma alanı haline gelebilmekte, kimi inanıșlara göre her cinsel davranıș, hazza bakan yönüyle kötü, üremeye bakan yönüyle kutsallık içermektedir.

İçimden Konuşsam Ona Baksam Beni Anlar Mı?

Evlilik diğer önemli noktadır, cinsellik ile ilgili konuşamamak.. Peki, eşler konuşmaktan veya bişeyler söylemekten neden çekinirler? Öğretilen bilgiye ters davranmak onlar için kaygı verir ve bu süreci devam ettirmek onlar için oldukça olumsuz bir süreçtir. Söylenildiği zaman partnerinin onunla ilgili düşüncelerinde bozulmalar olabileceğine inanmalarıdır. Kaçınırlar, susarlar ve gizlerler.. 

Sağlıklı Cinsel birlikteliği nasıl sağlarım?

Haz almaya yönelik her davranıșın cinsellik içerdiği söylenemez. Temelde cinsellik, haz almaya yönelik davranıșların tümünü içermese de fiziksel seksten ötede bir anlam taşımaktadır(Köroğlu, 1998).  Cinsel ilișki “uygun yer, uygun zaman ve uygun eșle” gerçekleşmesiyle oluşan olumlu bir süreçtir. Bu koşullar sağlanmamıșsa cinsel ișlev bozukluğundan söz edilemez. 

Eş ilişkilerin cinsel işleve yansıması

Evlilikte uyum ve dengeler:  Eșler arasında uyum, ilișkideki tüm alanları etkileyebilen önemli etkenlerden biridir. Zamanla, eș ilișkisinde olumlu ve olumsuz faktörlerin birlikte işlerlik gösterdiği bir denge kurulmakta, bu dengeler sistemi evliliği sürdürücü ya da bozucu rol oynayabilmektedir.

Evlilikte Sorumluluk Yükleme/ Yüklenme: evliliklerinde uyumsuzluk yașayanların, eșlerinin davranıșlarını daha çok kasıtlı ve bencil güdülü olarak değerlendirdikleri, olumsuz davranıș gösterdiklerinde eșlerini fazlasıyla suçladıkları ortaya çıkmaktadır. İlișki, doyum verici ise, eșin olumsuz davranıșlarına daha az sorumluluk yüklenmektedir. Uyumsuz eșler ise olumsuz eș davranıșlarına daha fazla dikkat etmekte ve yaptıkları yüklemeler de ilișkilerindeki olumsuzluğu sürdürücü nitelikte olmaktadır.

Empatik Yaklaşım: yaklaşım biçimleriyleriyle de doğru orantılı olarak ilerlenilen ve eşlerin birbirlerinin düşünce sisteminde diğer eşin yerine kendisini koyma şeklidir. 

Evlilikte Mutluluk/ Mutsuzluk ve Cinsellik: bağlanma biçimlerinin eşlerde ki oluşturduğu etki ve cinselliğe yükledikleri anlam. 

Çatıșmalar ve Cinsellik: günlük hayatta yaşadıkları olayların cinselliğe taşınma şeklidir. 

Roller ve Cinsellik: cinsel birlikteliğin cinsiyet rollerine göre dağılım yaparak oluşturulan handikaplar. 

Cinsellik, genel bilinen yargısından uzak, hayatımızın önemli bir parçası olarak kabul edip, taşınan bu kavramı daha doğru kaynaklardan öğrenip tabulaştırmayı kaldırmakla başlanılmalıdır. Toplumumuz da bilinen en gizil ama en dikkat edilmesi gereken bir olgu iken her uzaklaştırma, olgunun anlamını öteleştirmeye sebep vermektedir. Evlilik içerisinde yaşanılan bir durum ise; cinsel bir terapistten destek alınmalıdır. 

pinit fg en rect red 28 - CİNSELLİK TABULARIMIZ MI? ÖNYARGILARIMIZ MI?