ÇOCUKLARIMIZDA Kİ DUYGUSAL TEPKİLERDE EN ÇOK GÖRÜLENLER: KORKU, İNATÇILIK VE SALDIRGANLIK

Sahip olduğumuz birçok duygularımız vardır. Duygularımızın kontrolünde bazen başarılı olur ama bazen de başarısız olabiliriz. Bu bahsedilen durum çocuklarımız içinde geçerlidir. Çocuklarımız bomboş resim kâğıdı gibidir, yaptığınız her fırça darbesi resmin şekillenmesine sebep olur. Hepimizin en güzel resmi yapması dileğiyle…
Korku: Korkuların büyük bölümü öğrenme sonucu ortaya çıkar Öğrenme, yaşantı ve yanlış yönlendirmelerle bağlantılıdır.  Korkunu oluşumu çevredeki koşullara; uyarıcının veriliş biçimine geçmiş yaşantılara o andaki fizyolojik ve psikolojik durumuna bağlıdır. Zekâ, cinsiyet, sosyoekonomik statü, sosyal ilişkiler, fizyolojik koşullar, kişilik yapısı korkunun çocukta oluşmasına neden olur.
Korkunun nedenleri: Çocuklarda güven duygusunun kazandırılmış olması, çocuğun sevgi şefkatten yoksun büyümesi, baskıcı ve otoriter şeylerle korkutmak, aile içinde şiddetin yaşanması korkunun nedenleri olabilir.
Korkunun önlenmesi: Korkuya neden olan nedenlerin ortadan kaldırılması, yetişkinlerin çocuklarına örnek olacak korkularını belli etmemeleri, çocukların korkularıyla alay edilmemesi, korktuğu şeylerle korku duygusunu besleyecek şekilde karşı karşıya getirilmemesi, aşırı baskı ve fiziksel cezaların uygulanmaması, korkuyu eğitim aracı olarak kullanılmaması gerekmektedir. Çocuğa sevgi ve şefkat gösterilmeli ve güven duygusu kazandırılmalı. 
İnatçılık: İnatçılık çocuklarda en çok 3-6 yaş arasında görülür. Bu dönemdeki inatçılığın nedeni benlik duygusu ve bağımsızlık bilincinin gelişmemesinde kaynaklanmaktadır. Bu yaşlarda çocuklar; varlığını ve düşüncelerini kabul ettirme çabası içinde olduklarından inatçılık tepkileri de doğaldır. 
Çocuğun inatçılığını önlemek için yapılması gerekenler:  Çocuğa açıklayıcı konuşmalar yapılmalı, kızgın ve sinirli olduğu zamanlarda tartışmaya girilmemeli, her istediğini vermek ya da engellemek yerine nedeni verilerek davranış edindirilmeli,  tehdit ve zor kullanılarak çocuğa istenilen davranışlar yaptırılmamalı. Çocuğa dayak atılmamalı ve cezalardan kaçınılmalı, kardeşler arası kıskançlığa neden olabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır. 
Saldırganlık: Çocuğun olumsuz duygularını bastırmayıp çevresindeki eşyalara veya başkalarına zarar vermesidir. Saldırganlık engellenme duygusuna gösterilen bir tepkidir. Bu tepkinin oluşmasında, anne baba tutumları ilk sıradadır. Çocuğa,  sık ve gereksiz bir şekilde şiddet uygulanması, aile içi şiddete tanık olması, eleştirilmesi, alay edilmesi, gerekli ihtiyaçlarının zamanında giderilmemesi, sık cezalandırılması çocuğun saldırgan davranışları sergilemesine neden olur.  
Saldırganlığın önlenmesi için yapılması gerekenler: Çocuğa güvenli ortamın sağlanarak sevgi ve şefkatin gösterilmesi, temel ihtiyaçlarının zamanında karşılanması, fiziksel cezaların uygulanmayarak çok şımartılmadan enerjisini boşaltabileceği uygun ortam sağlanarak olumlu davranışları ödüllendirerek saldırgan davranışları ortadan kalkmasına büyük katkı sağlanacaktır. 

pinit fg en rect red 28 - ÇOCUKLARIMIZDA Kİ DUYGUSAL TEPKİLERDE EN ÇOK GÖRÜLENLER: KORKU, İNATÇILIK VE SALDIRGANLIK