Mobbing

is yerinde mobbing uygulaniyor - Mobbing

Mobbing’in Psikolojide ki tanımı nedir?

Mobbing; Mevcut gücün ya da pozisyonun kötüye kullanılarak; sistematik olarak psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, aşağılama, tehdit vb. şekillerde tecelli eden duygusal bir saldırıdır. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlayıp; işverenin ima ve alay ile karşısındakinin toplumsal itibarını düşürmeyi de içeren saldırgan bir ortam yaratarak onu işten çıkmaya zorlamasıdır. Yaş, cinsiyet, ırk ayrımı olmaksızın kişiyi iş yaşamından dışlamak amacı ile kasıtlı olarak yapılır.  Mobbing uygulayan kişiye “tacizci”, mobbinge maruz kalan kişiye ise “mağdur” denir.
İş yaşamında maddî ve manevî çok büyük zarara yol açan duygusal taciz, yakın geçmişte başlı başına bir olgu olarak tanımlanmıştır. Mobbingin (işyerinde psikolojik taciz) kelime anlamı, psikolojik şiddet,baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermektir.
Mobbing türleri nelerdir?

a. Düşey Psikolojik Taciz: Üst konumda yer alanların astlarına yönelik olarak gerçekleştirdikleri psikolojik taciz vakalarıdır. Üstler sahip oldukları kurumsal gücü, astlarını ezerek, onları kurumun dışına iterek kullanmasıdır.
b. Yatay Psikolojik Taciz: İşyerinde psikolojik tacizin fail veya failleri mağdur ile benzer görevlerde ve benzer olanaklara sahip, aynı konumdaki iş arkadaşlarıdırlar. Örneğin; eşit koşullar içinde bulunan çalışanların çekememezliği, rekabet, çıkar çatışması, kişisel hoşnutsuzluklar gibi.
c. Dikey Psikolojik Taciz: Çalışanın yöneticiye psikolojik şiddet uygulamasıdır. Nadir görülen bir durumdur. Örneğin, çalışanların yöneticiyi kabullenememesi, eski yöneticiye duyulan bağlılık, kıskançlık gibi.
Hangi durumlarda mobbing teşhisi konuluyor?
Mobbinge maruz kalan kişiler gördükleri zararın büyüklüğü ve etkisiyle, işlerini yapamaz duruma gelmektedirler. Konu ile ilgili yapılan araştırmalar göstermiştir ki, en kısa mobbing süresi 6 ay, genelde ortalama süre 15 ay, sürecin kalıcı ağır etkilerinin ortaya çıktığı dönem ise, 29-46 aydır. Hangi işyerlerinde ve hangi kişilerin mobbinge uğradığına bakıldığında araştırmalara göre kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, öncelikle sağlık ve eğitim sektöründe yaygın olduğu ve özellikle de üniversitelerde bunun çok daha sıklıkla yaşandığı görülmektedir.
Mobbing teşhisinden sonra tedavi süreci nedir? Bazı korkulardan dolayı gelemeyen mağdurlara-kişilere ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?
Her ruhsal rahatsızlıkta olduğu gibi ‘mobbing’ için de kişiye ve terapötik ilişki sürecine bağlıdır. Danışanın bu süreç içersinde uygulanan tedavi modeline ne şekilde cevap verdiğiyle ilişkilidir.
‘Mobbing’ ya da diğer adıyla iş yerinde ki psikolojik taciz, çalışan kimseler için oldukça kaygı verici durumdur. İş kaybı yaşayacaklarını düşünmelerinden dolayı ilk tercihlerini dile getirememeden yana kullanmaktadırlar. Uzunca ve yoğunca bir şekilde baskıya maruz kalmaları, yetersizlik duygusu oluşturur ve söyleyemezler. Tamda bu noktada kendilerini açık bir şekilde ifade etmeleri gerektiği,
yer aldıkları birimde ki iş arkadaşlarının bu duruma tanıklık etmelerini sağlamaları,
çalıştığı kurum yetkililerine söylemesi, yaşadığı olayları yazılı bir şekilde kaydetmesi, durumu bağlı olduğu sendika iş yeri temsilcisine veya sendika yönetimine bildirmesi gerekmektedir.

Mobbing konusunda gelen hastaların bilinçli olma çoğunluğu nedir?

Mobbing kavramı artık günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır.  Çoğu kişi mobbing kavramını bilse de baş etme mekanizmaları ile ilgili neler yapmaları gerektiği konusunda geri planda durabiliyorlar. Özetle onlara yapılan davranışın adını, ‘mobbing’ olduğu bilinmekte ancak süreci kontrol altına almak konusunda daha az bilgiyle ilerleyebiliyorlar.
Özellikle çalışan veya okuyan öğrencilerin bu tarz şikâyetlerle gelme çoğunluğu nedir?
Bahsedilen bu soru için iki durum söz konusudur. Birinci durum, çalışan öğrenci ek gelir ve süreklilik arz etmeyen bir işte çalışıyorsa, mobbing kavramı onun için önem derecesi asgari düzeydedir. Bu durum ise, onun aldığı psikolojik baskıyı sonlandırıp alternatif bir iş ile değiştirebilir. Böylece gelme oranı neredeyse yok denecek kadar az denilebilir. İkinci durum, çalışan öğrenci iş kavramında süreklilik arz etmesi gerektiğine inandığı ve alternatif düşünemediği durumlarda başvuru oranı yükselir. Daha önce de bahsedilen baş etme mekanizmasını kullanamadığından destek almayı tercih etmektedirler.

Psikolojik taciz hakkında bilinçlenen kişilerin hukuki haklarını aramak istediklerinde mahkemeye ne gibi deliller sunulabilir?
Gazi Üniversitesinin yaptığı araştırmaya göre;
Anayasamızda psikolojik tacizi doğrudan içeren bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak psikolojik tacizin ulusal ve uluslararası hukukta kişilik hakları temelinde değerlendirildiği dikkate alınarak Anayasa’daki bu haklara ilişkin düzenlemelerin bazıları;
Anayasamızın “Devletin Temel Amaç ve Görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddî ve manevî varlığınıngelişmesi için gerekli şartları sağlamak” devletin görevleri arasında sayılmıştır.
10’uncu maddede, “Kanun Önünde Eşitlik” ilkesine yer verilmiş ve devletin bu eşitliği sağlamak üzere gerekli
tedbirleri alacağına vurgu yapılmıştır. “Herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilemez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu” 12’inci maddede düzenlenmiş ve yine “herkesin yaşama, maddî ve manevî varlığını
koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu” 17’inci maddede vurgulanmıştır.
İş Kanunu hükümlerinde doğrudan psikolojik taciz kavramına yer verilmemiş olmakla birlikte; Eşit davranma ilkesi (Madde 5), Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi (Madde 22), İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri (İş sağlığı ve güvenliği konusunda) (Madde 77), kapsamında konunun değerlendirilmesi mümkün görünmektedir.
Mevzuatımıza ilk kez Türk Borçlar Kanunu ile giren psikolojik taciz ifadesi “İşçinin kişiliğinin korunması” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu hükümle işçinin işyerindeki psikolojik tacizlere karşı hukukî güvence altına alınması konusunda önemli bir adım atılmıştır. İşverenin bu maddeye aykırı davranışları sonucu ortaya çıkan zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tâbi tutulmuştur.
Psikolojik taciz, Türk Medenî Kanunu’nda açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte; “Dürüst Davranma” başlıklı 2’inci maddesindeki “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” şeklindeki temel ilkeden başlayarak; kişiliği vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı koruyan 23’üncü madde, saldırılara karşı koruyan 24’üncü madde ve bu konuda açılacak davaları düzenleyen “Davalar” başlıklı 25’inci madde kapsamında ele alınabilmektedir.
Türk Ceza Kanunu’nun amaçları arasında yer alan “kişi hak ve özgürlüklerinin korunması” kapsamında, psikolojik
tacize konu eylemlerin işleniş biçimleri ve sonuçlarına göre her biri ayrı ayrı değerlendirilmek üzere 96. maddesindeki Eziyet, 105. maddesindeki Cinsel Taciz,
106. maddesindeki Tehdit, 107. maddesindeki Şantaj, 117. Maddesindeki İş ve çalışma hürriyetinin ihlali, 122. maddesindeki Ayırımcılık, 125. maddesindeki Hakaret, 123.maddesindeki Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, 124. maddesindeki Haberleşmenin engellenmesi, 132. Maddesindeki Haberleşmenin gizliliğini ihlal, 133. maddesindeki Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, 134. Maddesindeki Özel hayatın gizliliğini ihlal, 135. maddesindeki Kişisel verilerin kaydedilmesi TCK’da suç olarak sayılan fiiller arasında yer almaktadır.

Psikolojik taciz sebebiyle alkol-uyuşturucu kullanımı veya intihar vakalarının yaşanma çoğunluğu nedir? En çok hangi şikayetler üzerine bu yöntemleri seçiyorlar?

Yaşanılan bu durum da kişi, kendini ifade edemeyişi ve ifade dili olarak alkol ve uyuşturucu kullanımına yönelebilirler. Alkol ve uyuşturucu kullanımı kötüye gittiği zaman intihar riskini de beraberinde getirebilir. Ya da buna ek olarak, stres faktörün yüksek olması intihar girişimine sürükleyebilir. Oranları yüksek olmamak ile birlikte görülebilme olasılıkları bulunmaktadır.

Şahsen olmasa da hastanelerdeki acil vakalardan tedavi için yönlendirilmeler oluyor mu ? Olduğunda tavırları nasıl oluyor? (korkak, çekingen, endişeli, öfkeli…)

Strese bağlı olarak yönlendirmeler daha çoğunluktadır. Stres nedeni araştırıldığında ise, kimi zaman mobbing kavramıyla karşı karşıya kaldığımız olmaktadır. İfade güçlü çekildiği için, içe kapanma ve anlatmamaya bağlı olan korkma, çekinme ve kaygı belirtileri göstermektedirler.

Genel mobbing tanımı ve karşılaşılan durumlar yukarıda ki gibidir. Bu durum ile baş edilemediği durumlardan uzman birinden destek alınması gerekmektedir.

pinit fg en rect red 28 - Mobbing